Aynı beslenme düzenine uyan iki kişiden birinin kilo verirken diğerinin etkilenmemesi, ya da aynı ilacın herkeste aynı etkiyi yaratmaması gibi durumlar, tıp dünyasının uzun süredir üzerinde durduğu bir gizem. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, bu farklılıkların ardında yatan bilimsel nedenleri açıklayarak, her bireyin kendine özgü bir sağlık haritasına sahip olduğunu belirtiyor.
Dr. Can, tıp biliminin eskiden hastalıkları “ortalama insan” üzerinden ele aldığını, ancak modern bilimin her bireyin biyolojik yapısının eşsiz olduğunu kanıtladığını ifade ediyor. Genetik, metabolizma ve mikrobiyota alanındaki son gelişmeler, her insanın biyolojik olarak farklı çalıştığını ortaya koyuyor. Bu nedenle günümüz tıbbı, sadece hastalığı değil, hastanın bireysel özelliklerini de anlamaya odaklanıyor. Dr. Burak Can, “Doğa seri üretim yapmaz” metaforuyla bu durumu özetliyor; tıpkı doğadaki çeşitlilik gibi, insan biyolojisinde de sonsuz bir çeşitlilik olduğunu vurguluyor.
Bizi Farklı Kılan 4 Temel Özellik
Vücudumuzun doğuştan gelen genetik özelliklerden yaşam boyu şekillenen biyolojik süreçlere kadar birçok mekanizmayla çalıştığını belirten Dr. Burak Can, sağlığımızı kişiye özel hale getiren dört ana bilimsel farkı şöyle sıralıyor:
Genetik Kodlarımız: İlaçlara Farklı Tepkiler
DNA'mızın, ilaçlara nasıl tepki vereceğimizi belirleyen bir kullanım kılavuzu gibi işlediğini söyleyen Dr. Can, kalp rahatsızlıklarında yaygın kullanılan bir kan sulandırıcının, bazı kişilerde karaciğerdeki genetik bir farklılık nedeniyle aktifleşemediğini örnek veriyor. Yani, bir başkasına iyi gelen bir ilacın, genetik yapımız yüzünden bize fayda sağlamayabileceğini belirtiyor.
Metabolizma Hızımız: Diyete Özgün Yanıtlar
Cell dergisinde yayımlanan ünlü bir araştırmaya değinen Dr. Burak Can, katılımcılara aynı miktarda beyaz ekmek verildiğinde, birinin kan şekerinin fırladığını, diğerinde ise neredeyse hiç değişmediğini gözlemlediklerini aktarıyor. Hatta bazı bireylerde tereyağı kan şekerini etkilemezken, sağlıklı kabul edilen domatesin kan şekerini yükselttiği saptanmış. Bu durum, her insanın metabolizma hızının tamamen kendine özgü olduğunu gösteriyor.
Mikrobiyotamız: Bağırsaklarımızdaki Gizli Parmak İzi
Bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca bakterinin diziliminin parmak izimiz gibi kişiye özel olduğunu vurgulayan Dr. Can, bir kişinin bağırsağının bir yiyeceği kolayca sindirirken, bir başkasınınkinin aynı besinden vücutta gizli bir enflamasyon (yangı) üretebileceğini belirtiyor. Son yılların popüler kilo verme ilaçlarının herkeste aynı sonucu vermemesinin ardında da bu iç ekosistemin yattığını ekliyor.
Hücresel Yaşlanma: Biyolojik Yaşımız Farklı
Aynı yaşta doğmuş iki insanın hücresel yaşlanma hızlarının farklı olabileceğine dikkat çeken Dr. Can, kronik stres, kötü beslenme veya uykusuzluk gibi faktörlerin hücre yaşını etkileyebildiğini ifade ediyor. Dr. Steve Horvath'ın “Epigenetik Saat” araştırmalarına atıfta bulunarak, tedavi planlamasında kimlikteki yaştan ziyade hücrelerin gerçek yaşına (biyolojik yaşa) bakılması gerektiğini belirtiyor.
Acıbadem Life Danışmanı Dr. Burak Can, bu yeni dönemde genetik analizlerden yapay zeka destekli değerlendirmelere kadar birçok yenilik sayesinde kişiye özel sağlık yönetiminin mümkün hale geldiğini açıklıyor. Amaç sadece hastalık geliştikten sonra tedavi etmek değil, riskleri önceden saptayarak hastalığı önlemek ve sağlıklı yaşam süresini uzatmaktır. Dr. Can, bu nedenle başkalarıyla kıyaslama yapmanın yanlış olduğunu ve “Sizden yalnızca bir tane var” diyerek her bireyin benzersizliğini vurguluyor.




