Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel, diş hekimliği eğitiminde teorik bilginin pratik uygulamalarla pekiştirilmesinin kritik rolünü değerlendirdi. Yücel, öğrencilerin mesleki gelişimlerinde gerçek hastalarla karşılaşmanın ve çeşitli vakaları deneyimlemenin belirleyici olduğunu ifade etti. Fakültenin uygulama klinikleri, preklinik laboratuvarları, derslikleri ve Diş Hastanesinin aynı kompleks içinde yer alması, öğrencilere kesintisiz bir öğrenme ortamı sunuyor. Prof. Dr. Yücel, “Öğrencilerimiz teoride öğrendiklerini klinikte görme ve uygulama fırsatı buluyor. SGK anlaşmamız sayesinde hasta sayımız süreklilik gösteriyor. Öğrencilerimiz farklı yaş gruplarından ve farklı hastalıklardan oluşan geniş bir vaka çeşitliliğini görme fırsatı yakalıyor. Mezun olmadan önce ne kadar fazla vaka görürlerse mesleğe o kadar güçlü başlıyorlar.” şeklinde konuştu.

Gerçek Hasta Deneyimiyle Mesleki Yetkinlik

Diş hekimliği eğitiminin sadece sınıf ortamında kalmaması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ergün Yücel, teorik bilginin gerçek vakalarla buluşmasının öğrencilerin mesleki gelişimindeki en önemli aşamalardan biri olduğunu vurguladı. Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde uygulamalı eğitime öncelik verdiklerini belirten Yücel, “Alanında deneyimli akademisyenlerimiz sayesinde öğrencilerimiz yalnızca teorik bilgi almıyor; gerçek hasta deneyimiyle mesleklerini öğreniyorlar. Öğrencinin klinik ortamı tanıması, farklı vakalarla karşılaşması ve akademisyenlerinin gözetiminde klinik karar süreçlerini deneyimlemesi, mezuniyet sonrasına çok daha donanımlı hazırlanmasını sağlıyor.” ifadelerini kullandı. Diş Hastanesi, özellikle SGK anlaşması sayesinde, öğrencilere zengin bir hasta profili ve vaka çeşitliliği sunarak değerli bir klinik deneyim sağlıyor.

Dijitalleşme ve Yapay Zeka ile Geleceğin Diş Hekimleri

Prof. Dr. Yücel, diş hekimliği alanındaki hızlı teknolojik dönüşümün eğitim modelini de şekillendirdiğini belirtti. Geleceğin diş hekimlerinin geleneksel klinik becerilerinin yanı sıra dijital sistemlere de hâkim olması gerektiğini vurgulayan Yücel, “Diş hekimliği çok hızlı değişen bir meslek alanı. Gelecek 10 yıla baktığımızda artık sadece el becerisi yeterli olmayacak. Bunun yanında teknolojiyle iç içe olmak, dijital sistemleri kullanabilmek, hatta yapay zekâyı anlayabilmek çok daha önemli hâle geliyor. Biz öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin diş hekimliği dünyasına hazırlıyoruz.” dedi. Dijital sistemlerin teşhis ve tedavi planlamalarını daha hızlı ve doğru hale getirdiğini ifade eden Yücel, yapay zekâ destekli sistemlerin ise hekime 'ikinci bir göz' gibi yardımcı olarak erken teşhiste önemli rol oynadığını ekledi. Ayrıca, fakülte, öğrencilerin yalnızca bilgi tüketen değil, bilimsel üretime katılan bireyler olmalarını teşvik ederek, proje temelli kongrelere katılımlarını destekliyor.