Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Demiroğlu, halk arasında 'bunyon' adıyla bilinen halluks valgusun sadece görsel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ciddi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirtti. Prof. Dr. Demiroğlu’na göre, bu ilerleyici ayak rahatsızlığı, zamanla ağrıya, yürüme güçlüğüne ve diğer ayak parmaklarında deformitelere neden olarak kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir.
Halluks Valgusun İlerlemesi ve Belirtileri
Prof. Dr. Demiroğlu, halluks valgusun, ayak başparmağının tarak kemiğiyle birleştiği eklemde meydana gelen açısal bir bozukluk sonucu başparmağın diğer parmaklara doğru yönelmesiyle ortaya çıkan bir deformite olduğunu açıkladı. Bu durumun zamanla eklem yapısında değişikliklere ve başparmağın iç kısmında belirgin bir kemik çıkıntısının oluşmasına yol açtığını ifade etti. Hastalığın başlangıç evrelerinde estetik endişeler ön planda olsa da, rahatsızlık ilerledikçe ayaktaki yük dağılımı bozulur. Bu durum ağrı, nasır oluşumu, eklem kireçlenmesi ve diğer parmaklarda şekil bozuklukları gibi sorunlara yol açabilir. İleri vakalarda başparmak, diğer parmakların altına veya üzerine geçebilir, bu da yürüme eylemini giderek zorlaştırır.
Başparmak çıkıntısının hafif ve ağrısız olduğu durumlarda düzenli takip yeterli olabilirken, çıkıntının büyümesi, ağrının başlaması veya şiddetlenmesi, kızarıklık, parmaktaki eğriliğin ilerlemesi ve özellikle gece ortaya çıkan ağrılar gibi belirtilerin görülmesi durumunda mutlaka bir ortopedi uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Demiroğlu, halluks valgusun gelişiminde genetik yatkınlığın önemli bir faktör olduğunu belirtti. Ailesinde halluks valgus öyküsü bulunan, bağ dokusu gevşekliği veya düz tabanlık gibi özelliklere sahip bireylerde dar burunlu ve yüksek topuklu ayakkabıların deformitenin ortaya çıkmasını veya hızla ilerlemesini kolaylaştırabileceğine dikkat çekti. Genetik yatkınlığı olmayan kişilerde ise sadece dar ayakkabı kullanımının tek başına hastalığın nedeni olmadığını, ancak uzmanların ön kısmı geniş ve ayağın doğal hareketine izin veren ayakkabıları tercih etmeyi önerdiğini ekledi.
Tedavi Yöntemleri ve Cerrahi Müdahale
Sosyal medyada ve internette sıkça karşılaşılan atellerin ve benzeri ürünlerin etkinliği hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Murat Demiroğlu, parmak ayırıcı silikonlar, gece atelleri, bantlama yöntemleri ve fizyoterapi gibi konservatif tedavilerin özellikle erken dönemde ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabileceğini ifade etti. Ancak bu yöntemlerin mevcut kemik deformitesini düzeltme kapasitesine sahip olmadığını, amaçlarının hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve hastanın şikayetlerini azaltmak olduğunu belirtti. Orta ve ileri derecedeki deformitelerde bu ürünlerin cerrahinin yerini tutmasının mümkün olmadığını vurguladı.
Hafif dereceli ve az ağrılı vakalarda ameliyatsız yöntemlerle hastanın konforunun artırılabileceğini ve deformitenin ilerlemesinin yavaşlatılabileceğini belirten Prof. Dr. Demiroğlu, belirgin açısal bozukluğun oluştuğu orta ve ileri evre halluks valgusta kalıcı düzeltmeyi sağlayan tek tedavi yönteminin cerrahi olduğunu söyledi. Cerrahinin temel amacının hem ağrıyı gidermek hem de ayağın anatomik dizilimini normal seviyeye yaklaştırmak olduğunu işaret etti. Hastalık ne kadar erken evrede ameliyat edilirse, estetik ve fonksiyonel sonuçların da o kadar başarılı olacağını vurguladı. Çok ileri vakalarda tamamen normal bir görünüm elde edilemese bile, ameliyat öncesine kıyasla belirgin bir düzelme sağlandığını dile getirdi. Ameliyat sonrası erken dönemde hastaların ayağa kaldırılmasına rağmen, ilk günlerde ayağın aşağı sarkıtılması ve tam yük verilmesinin önerilmediğini, yaklaşık iki hafta boyunca ödem nedeniyle yürümede zorlanma yaşanabileceğini ifade etti. Otomatik vites kullanan ve sol ayağından ameliyat olan hastaların ikinci haftadan itibaren kısa mesafelerde araç kullanabileceğini, sağ ayağından ameliyat olan veya manuel vites kullananların ise güvenli araç kullanımı için genellikle altıncı haftayı beklemeleri gerektiğini belirtti. Röntgen kontrollerinde kemik kaynamasının uygun görülmesiyle birlikte normal yürüyüş ve spor aktivitelerine kademeli olarak dönüş yapılabileceğini ekledi.
Kadınlarda Daha Sık Görülme Nedenleri ve Önlemler
Halluks valgusun kadınlarda daha sık görülme nedenlerine değinen Prof. Dr. Demiroğlu, yüksek topuklu ayakkabıların vücut ağırlığını ayağın ön kısmına aktararak başparmak eklemine binen yükü artırdığını açıkladı. Özellikle düz tabanlık gibi ek risk faktörleri bulunan kişilerde deformitenin daha hızlı ilerleyebileceğini vurguladı. Bu nedenle topuk yüksekliği 2-3 santimetreyi geçmeyen ve ön kısmı geniş ayakkabıların tercih edilmesi gerektiğini önerdi. Halluks valgusun ilk dönemlerinde ağrının her hastada görülmeyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Demiroğlu, ağrının ortaya çıkmasında eklem kıkırdağındaki yıpranma, yumuşak dokulardaki gerilim ve ayağın yük dağılımındaki bozulmanın etkili olduğunu belirtti. Hastaların ağrıdan kaçınmak için ayağın dış kenarına basarak yürüme eğilimine girebileceğini ve bu durumun zamanla farklı bölgelerde yeni sorunlara yol açabileceğini, bu nedenle belirtiler ilerlemeden uzman değerlendirmesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.




