Yaz mevsimiyle birlikte dışarıda geçirilen zamanın artması, polen ve çeşitli çevresel alerjenlere maruziyeti de beraberinde getiriyor. Bu durum, gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma ve yanma gibi rahatsızlıkların yaygınlaşmasına neden oluyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özgür Çakıcı, özellikle her iki gözde birden görülen yoğun kaşıntı ve sulanmanın alerjik bir reaksiyonun habercisi olabileceğine dikkat çekiyor. Doç. Dr. Çakıcı, Türkiye genelinde yapılan araştırmaların, özellikle çocuklar ve gençler arasında burun akıntısı, hapşırma ve burun tıkanıklığı gibi semptomlarla birlikte görülen göz ve burun alerjisinin (alerjik rinokonjonktivit) oldukça yaygın olduğunu gösterdiğini belirtiyor.

Toplumda göz alerjisinin genellikle geçici bir durum olarak algılanıp önemsenmeyebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Çakıcı, ancak tekrarlayan veya şiddetlenen şikayetlerde mutlaka bir göz hekimine başvurulması gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, doktor tavsiyesi olmadan kortizonlu göz damlalarının kesinlikle kullanılmaması gerektiğini de ekliyor. Doç. Dr. Özgür Çakıcı, gözlerde alerjik reaksiyonları tetikleyen başlıca dört etkeni açıklarken, önemli uyarılar ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Alerjiyi Tetikleyen Başlıca Faktörler

Polenler

Ağaç, çimen ve yabani otlardan yayılan polenler, özellikle bahar ve yaz dönemlerinde hassas kişilerin gözlerinde alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor. Polen yoğunluğunun yüksek olduğu zamanlarda, özellikle rüzgarlı havalarda dışarıda uzun süre kalmaktan kaçınmak, kaşıntı, kızarıklık ve sulanma gibi şikayetleri artırabilir. Gözleri ovuşturmaktan kaçınmak, polen yoğunluğunun pik yaptığı dönemlerde güneş gözlüğü takmak ve dış ortam maruziyetini sınırlamak büyük önem taşıyor.

Ev Tozu ve Akarlar

Göz alerjisi yalnızca dış ortam kaynaklı değildir. Ev tozu akarları, bilhassa yatak, yastık, halı ve kumaş yüzeylerde bulunarak yıl boyunca alerjik şikayetlere sebep olabilir. Bu nedenle, evin düzenli olarak havalandırılması, toz birikiminin azaltılması ve yatak-yastık gibi tekstil ürünlerinin uygun yöntemlerle temizlenmesi gereklidir. Evcil hayvanların tüyleri ve deri döküntüleri de alerjik bünyeye sahip bireylerde tetikleyici olabileceğinden, bu durumlarda maske kullanmak faydalı olabilir.

Küf ve Hava Kirliliği

Nemli ortamlarda oluşan küfler ve hava kirliliği, göz yüzeyinde tahrişe neden olabilir. Özellikle alerjenlerle birlikte maruziyet söz konusu olduğunda, gözlerdeki rahatsızlıklar daha belirgin hale gelebilir. Hava kirliliği ve değişen çevresel koşulların alerjik hastalıklar üzerindeki etkisi, bilimsel araştırmaların giderek daha fazla odaklandığı konular arasında yer almaktadır. Bu sebeple, evin düzenli havalandırılması ve hava kirliliğinin yoğun olduğu zamanlarda dışarıda geçirilen sürenin olabildiğince azaltılması ya da maske kullanılması tavsiye edilmektedir.

Tedaviyi İhmal Etmeyin!

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özgür Çakıcı, “Göz alerjisi çoğu hastada, alerjen etkenlere maruziyetten kaçınarak ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir. Ancak özellikle kortizon içeren göz damlalarının doktor önerisi olmadan kullanılmaması gerekir. Yanlış veya uzun süreli kortizon kullanımı göz tansiyonunda yükselme ve katarakt gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Göz alerjisini hafife almayın; tetikleyicileri tanıyın, gözlerinizi ovuşturmayın ve şikayetleriniz devam ediyorsa mutlaka göz hekimine başvurun” şeklinde uyarıda bulunuyor.