Türk edebiyatının usta kalemi Nâzım Hikmet'in bugüne dek Türkiye'de gerçekleştirilen en kapsamlı sergisi, “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” adıyla 5 Eylül 2026 tarihinde İzmir'de kapılarını açmaya hazırlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkıları ve ev sahipliğinde, Folkart'ın yapımcılığında hayata geçirilen bu özel sergi, 95. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında Kültürpark Atlas Pavyonu'nda yer alacak. Sergi, şairin hayatını, edebi mirasını ve günümüzdeki etkilerini çok katmanlı bir yaklaşımla ziyaretçilere sunmayı hedefliyor.

Nâzım Hikmet'in Yaşamına Yenilikçi Bir Bakış

Küratörlüğünü Yüksek Mimar ve Nâzım Hikmet Araştırmacısı M. Melih Güneş’in, sergi tasarımını ise Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ömer Durmaz’ın üstlendiği “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi”, Nâzım Hikmet'in yaşam öyküsünü alışılagelmiş biyografi anlayışının ötesinde ele alıyor. Yaklaşık 2 bin 125 metrekarelik geniş bir alana yayılan ve fuaye dahil 15 salonda kurulacak olan sergi; Türkiye ve yurt dışından derlenen yüzlerce belgeyi, şaire ait el yazmalarını, kişisel eşyaları ve görsel-işitsel kayıtları, edebiyat, resim, heykel, fotoğraf, film ve tasarım gibi farklı sanat disiplinleriyle bir araya getiriyor.

Serginin adı, Nâzım Hikmet'in 1962'de tamamladığı ve otobiyografik izler taşıyan son romanı “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” için başlangıçta düşündüğü “Romantika” isminden ilham alıyor. Romanın olay örgüsünün İzmir'de başlayıp yine İzmir'de son bulması, serginin bu şehirde açılmasına ayrı bir değer katıyor. Nâzım Hikmet'in 1925'teki İzmir deneyimleri ve “Güneşi İçenlerin Türküsü” ile “Kuvâyi Milliye” gibi eserlerle kurduğu bağlar, İzmir'i serginin ana anlatı eksenlerinden biri haline getiriyor. Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi gibi önemli kurumlar, arşivlerini sergi için açtı. Ayrıca Vera Tulyakova Hikmet'in arşivi, koleksiyoner Gürkan Us'taki eserler ve Abidin Dino, Avni Arbaş, Doris Kahane, Natalya Gonçarova, Jak İhmalyan gibi sanatçıların Nâzım Hikmet'in yaşamına dokunan çalışmaları da sergide yer alacak. Genç ressam Sedat Girgin'in sergiye özel hazırladığı bir eser ve Nâzım Hikmet'in kendi yaptığı resimler de bu özel koleksiyonun parçası olacak.

Başkan Tugay: “İzmir Mavisini Özgürlük Mavisiyle Buluşturuyoruz”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, sergiyle ilgili yaptığı açıklamada, “Tarihi boyunca birçok ilke imza atan İzmir Enternasyonal Fuarı, 95. yılında yine eşsiz bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Dünyada iz bırakan, edebiyata damga vuran büyük şairimiz Nâzım Hikmet adına Türkiye'nin en kapsamlı sergisini açmaktan gurur duyuyoruz. 'Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi' başlıklı sergi, İzmir'in mavisini Nâzım Hikmet'in özgürlük mavisiyle birleştiriyor. Şairin yaşamına, sanatına ve günümüzdeki etkilerine odaklanan bu sergi, bir nevi İzmir'e geri dönüş hikayesi olması açısından bizim için büyük önem taşıyor. Sergiye adını veren 'Romantika', 'Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim' adıyla basılan otobiyografik romanının ilk ismi ve bu roman yaklaşık yüz yıl önce İzmir'de başlıyordu. Böylece hikaye, yüz yıl sonra başladığı yere geri dönmüş oluyor” dedi. Başkan Tugay, Folkart'a, emeği geçen tüm kurum ve kişilere teşekkür ederek, serginin 15 Ocak 2027 akşamına kadar Kültürpark Atlas Pavyonu'nda ziyarete açık olacağını belirtti.

Folkart'tan Kültürel Mirasa Katkı

Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak ise İzmir'in kültürel ve sanatsal yaşamına katkı sağlamayı öncelikli bir sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı. Sancak, “Kentlerin kimliği sadece binaları, yolları ve meydanlarıyla oluşmaz; onları kalıcı kılan hafızaları, sanatçıları, edebiyatçıları ve hikayeleridir. Sanatı geniş kitlelerle buluşturmayı, kültürel mirasları görünür kılmayı ve özellikle genç kuşakların bu mirasla doğrudan ilişki kurmasını çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. Mesut Sancak, “Romantika” adının, Nâzım Hikmet'in son otobiyografik romanının ilk adı olması ve romanın İzmir'de başlaması nedeniyle sergi için özel bir anlam taşıdığını ekledi. Sancak, Folkart olarak İzmir Enternasyonal Fuarı çatısı altında bu değerli kültürel mirası yeniden görünür kılmaktan ve genç kuşaklarla buluşturmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi.