Tüketici zekası alanının önde gelen global firmalarından NielsenIQ'nun (NIQ) İcra Kurulu Başkanı Jim Peck, İstanbul'da gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Türkiye'nin dinamik tüketici ve ticaret ekosistemindeki derin dönüşümü analiz etti. Peck, Türkiye'nin sadece ticaretteki mevcut değişimlere ayak uyduran bir piyasa olmadığını, aynı zamanda bu dönüşümün küresel çapta şekillenmesine de aktif olarak katkıda bulunduğunu ifade etti. Peck, ülkenin bu transformasyondaki belirleyici rolünü, “Türkiye, ticaretin geleceğine uyum sağlayan bir pazar olmakla birlikte pek çok açıdan, ticaretin geleceğinin şekillenmesine de katkıda bulunuyor.” sözleriyle öne çıkardı. Ziyareti süresince Jim Peck'e, NielsenIQ Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Hindistan Bölge Başkanı Daniel Chorbadjian ve NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan eşlik etti.
Ticaret Ekosistemi Yeniden Tanımlanıyor
Jim Peck, dünya genelinde perakende, e-ticaret, medya ve teknoloji arasındaki geleneksel sınırların hızla ortadan kalktığını ve bu durumun tüketicilerin alışveriş deneyimini kökten değiştirdiğini belirtti. Peck'e göre ticaret artık, tüketicilerin belirli bir sırayla ilerlediği ayrı kanallardan oluşan bir yapı olmaktan çıktı. Bunun yerine, içerik, veri, ödeme, sipariş teslimatı ve tüketici etkileşiminin tek bir entegre deneyimde birleştiği, birbirine bağlı bir ekosistem ortaya çıkıyor. Peck, “Önümüzdeki yıllarda bu unsurların birbiriyle nasıl bağlantı kurduğunu iyi yöneten markalar ve perakendeciler öne çıkacak.” diyerek bu entegrasyonun önemine dikkat çekti. Küresel dönüşümün farklı coğrafyalarda farklı hızlarda ilerlediğini vurgulayan Peck, özellikle Asya Pasifik ve Batı pazarları arasındaki belirgin farklılıkları işaret etti. Asya Pasifik bölgesinde sosyal ticaretin ana akım haline geldiğini ve tüketicilerin yaklaşık %60'ının ürünleri doğrudan sosyal platformlar üzerinden satın aldığını aktaran Peck, Avrupa ve Kuzey Amerika'da bu oranın yaklaşık üçte bir seviyesinde olduğunu ekledi. Asya'da gelişen canlı ticaret (live commerce) ve hızlı ticaret (quick commerce) gibi uygulamaların Batı perakendeciliğini giderek daha fazla etkilediğini belirten Peck, Batı'da gelişen perakende medyası ve gelişmiş ölçümleme çözümlerinin de olgunlaşmaya devam ettiğini kaydetti. Küresel perakende medya yatırımlarının 2025'te yaklaşık 184 milyar dolara ulaşarak 2020'den bu yana yıllık ortalama yaklaşık %23 büyüdüğünü de sözlerine ekledi.
Türkiye: İki Dünyanın Kesişim Noktası
Jim Peck, Türkiye'nin bu küresel ticari dönüşümde benzersiz bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Ülkenin hem tüketici davranışlarındaki yenilikleri hızla benimseyen hem de ölçümleme ve perakende medyası alanında önemli gelişmeler kaydeden bir pazar olduğunu ifade etti. Peck, “Türkiye, kelimenin tam anlamıyla bu iki dünyanın kesişim noktasında bulunuyor.” diyerek, Türkiye'nin geniş, dijitalleşmiş nüfusuna, hızla büyüyen e-ticaret kullanımına ve çok kanallı perakende yapısına dikkat çekti. Türkiye'de yeniliklere karşı güçlü bir isteğin olduğunu belirten Peck, bu özelliklerin küresel ölçekte nadir görüldüğünü dile getirdi. Genellikle pazarların Doğu tarzı keşif ve sosyal ticaret uygulamalarını hızla benimserken veya Batı tarzı ölçümleme ve perakende medyası alanında daha ileri bir noktada bulunduğunu söyleyen Peck, “Türkiye, diğer pazarlardan farklı olarak her iki alanda da güçlü bir ivmeye sahip.” dedi. Bu durumun Türkiye'yi küresel markalar için daha yakından incelenmesi gereken bir pazar haline getirdiğini belirten Peck, “Tam da bu nedenle küresel markaların Türkiye’de yaşanan gelişmelere daha yakından bakması, burayı daha sonra yeniden değerlendirilecek ikincil bir pazar olarak görmemesi gerekiyor.” uyarısında bulundu.
Yapay Zeka, Tüketici Ekosistemini Dönüştürüyor
Peck, tüketici ekosistemindeki dönüşümün yalnızca kanallardaki değişimle sınırlı kalmadığını, yapay zekanın hızlı tüketim ürünleri sektörünün tamamına giderek daha fazla entegre olduğunu vurguladı. Eskiden yoğun araştırma ve analiz yatırımları gerektiren çalışmaların artık çok daha hızlı ve geniş ölçekte yapılabildiğini belirten Peck, tüketicilerin ürün araştırmalarında yapay zeka destekli araçları kullandığını ve yapay zeka önerilerinin dijital satın alma kararlarını etkilediğini ifade etti. Gelecekte yapay zeka ajanlarının tüketicilere ürünleri karşılaştırma ve seçim yapma konusunda daha fazla yardımcı olacağını öngören Peck, NielsenIQ'nun bu yaklaşımı “ajan tabanlı ticaret” (agentic commerce) olarak tanımladığını aktardı. Peck, “Böyle bir dünyada markaların yalnızca insanlar tarafından keşfedilebilir olması yeterli olmayacak. Yapay zekâ tarafından da keşfedilebilir olmaları gerekecek. Bu da ürün bilgilerinin kalitesini ve yapısını gerçek bir rekabet avantajına dönüştürecek.” dedi. Yapay zekanın iyi iş yapmanın temel unsurlarını değiştirmediğini ancak bu unsurların çıtasını yükselttiğini belirten Peck, güçlü yapay zeka modellerinin erişilebilir hale gelmesiyle yapay zekanın tek başına bir farklılaştırıcı olmaktan çıktığını söyledi. Güvenilir veri, gerçek tüketici içgörüsü ve bu içgörüleri eyleme dönüştüren doğru muhakemenin birleşiminin kolayca taklit edilemeyeceğini vurgulayan Peck, “Özellikle Türkiye gibi hızlı hareket eden dinamik bir pazarda NielsenIQ gibi şirketlerin özgün rolünün de tam olarak burada olduğuna inanıyorum.” diyerek, güvenilir veri ve tüketici içgörüsünün yapay zeka çağında şirketler için artan önemine dikkat çekti.




