Demokrasi ve Medya Özgürlüğü Vurgusu

Nişli Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Pancar Deposu'nda düzenlenen 'Kent Buluşmaları' etkinliğinde gazetecilerle bir araya gelerek ilçedeki kritik gelişmeleri değerlendirdi. Başkan Özdemir, konuşmasına tutuklu ve ev hapsindeki meslektaşlarına dikkat çekerek başladı. Ülkenin demokratikleşmesi için medyanın özgürleşmesinin şart olduğunu belirten Özdemir, gazetelerin kendi iradeleriyle çalıştığı bir Türkiye özlemi içinde olduklarını ifade etti.

Belediyenin halkla ve farklı kesimlerle iletişim kanallarını sıkılaştırdığını anlatan Şadi Özdemir; 'Şadi Başkan Mahallende Söz Sende', 'Şadi Başkan'la Akşam Çayı' gibi doğrudan vatandaş dinleme platformlarının yanı sıra organize sanayi bölgeleri ve akademik odalarla da düzenli toplantılar yaptıklarını kaydetti. Amacının Nilüfer'in tüm paydaşlarının sesini duyurarak ortak akılla yönetmek olduğunu vurguladı.

Mülkiyet Hakları ve Hukuki Mücadele

Konuşmanın odak noktası ise belediye arazilerinin durumu oldu. Özdemir, Ataevler Pazar Alanı, Edebali Camii civarı ve Havuzlu Konak'ın Hazine tarafından devralındığına dikkat çekti. Özellikle FSM Hastane Alanı'nın deprem toplanma alanı ve festival mekanı olarak kullanılmasının planlandığı, ancak Özelleştirme İdaresi kapsamına alınarak ticari alana dönüştürülmeye çalışıldığı bilgisini verdi. Bu durum karşısında olumsuz görüş bildirdiklerini belirten başkan, alternatif olarak Özlüce'de BKM yanında bulunan 5 dönümlük tapulu arazilerini otopark ve etkinlik alanı olarak kullanmayı planladıklarını anlattı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 25 Eylül'de aldığı encümen kararıyla, bu araziyi Hazine'ye geçiren imar uygulamasını sert bir dille eleştiren Özdemir, 'İlçenin haberi olmadan tapulu malına el konulması kabul edilemez' dedi. Yüzde 60 oy almış bir belediyenin onayı olmadan mülkiyet haklarına müdahaleyi hukuka aykırı bulan Şadi Özdemir, bu konuda yasal süreçlerin devam edeceğini açıkladı.

Çevre Tehdidi ve Afet Planlaması

Kayapa'da kurulması planlanan katı atık tesisine de değinen Başkan Özdemir, projenin 2 milyon metrekarelik ormanlık alanı yok edeceğini ve bağlantı yollarıyla birlikte bu kaybın daha da artacağını belirtti. Günde binlerce kamyonun trafiğe ve havaya vereceği yükün ciddi olduğunu söyleyen Özdemir, Avrupa'daki örnekleri göstererek tesisin TEKNOSAB içinde veya çevre yoluna yakın, orman alanından uzak bir yerde kurulmasını önerdi.

Ayrıca Başköy'deki kullanımı süresi dolmuş taş ocağı bölgesindeki 300 dönümlük arazi için hazırlanan proje de masaya yatırıldı. Deprem lojistik merkezi, gıda toptancılar sitesi ve ağır iş makinesi parkı kurmayı öngören bu projenin, Marmara depremi sonrası şehrin kendi kendine yetebilmesi açısından hayati önem taşıdığı kaydedildi. İlgili kurumların prensip olarak onay verdiği ancak arazinin orman statüsünden çıkarılması konusunda bir yıldır çözüm bulunamayan sürecin acilen tamamlanması gerektiği dile getirildi.