Şubesiz ve tamamen dijital altyapısıyla hizmet veren Enpara Bank, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında iddialı bir çevre politikası açıkladı. Kurum, kendi operasyonlarından kaynaklanan doğrudan emisyonlar ile enerji tüketiminden doğan dolaylı emisyonlarını 2036 yılı sonuna kadar mevcut seviyenin yüzde 65 altına indirmeyi taahhüt etti. Bu 10 yıllık planlama, bankanın düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecindeki öncü rolünü pekiştiren önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Bilimsel Senaryolara Uyumluluk

Bankanın ortaya koyduğu bu uzun vadeli hedef, sadece içsel verimlilik odaklı değil; küresel ısınmanın 1,5 derece ile sınırlandırılması amacıyla geliştirilen bilimsel ve iklim planlamalarıyla da tam uyumlu. Enpara Bank, sürdürülebilirlik stratejisini iş modelinin temel taşı haline getirerek, müşterilerine sunduğu uçtan uca dijital çözümlerin getirdiği kaynak tasarrufunu doğrudan çevresel faydaya dönüştürmeyi amaçlıyor. Böylece bankacılık süreçlerinin çevresel ayak izi ölçülebilir biçimde minimize edilecek.

COP31 Zirvesiyle Eş Zamanlı Hareket

Enpara Bank Genel Müdürü Cumhur Türkmen, şubesiz yapının sağladığı verimliliğin enerji ve kaynak kullanımına yansıdığını belirterek, şirketin iklim kriziyle mücadeleyi etik bir sorumluluk olarak gördüğünü vurguladı. Türkmen, önümüzde Antalya’nın ev sahipliğini üstlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi (COP31) gibi kritik bir uluslararası platforma hazırlanırken, ana ortağı QNB Group’un 2050 Net Sıfır hedefi ile Türkiye’nin 2053 tarihli net sıfır taahhüdüne destek verdiklerini ifade etti. Banka, bu kararlarıyla sürece aktif katkı sunmayı ve küresel farkındalığa eşlik etmeyi hedefliyor.