Saat&Saat, genç nesillerin zamanı daha verimli kullanma becerilerini geliştirmek amacıyla başlattığı "Akıllı Saatler Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi"ni, Cumhuriyetin 100. yılına özel olarak genişletiyor. Şirket, bu yıl Türkiye genelinde 100 okula ulaşarak projenin etkisini artırmayı planlıyor.
Geçtiğimiz iki yıl boyunca İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğiyle İstanbul'daki 39 okulda 417 öğretmene ve 13 bin öğrenciye ulaşan Saat&Saat, zamanın değerli ve tükenen bir kaynak olduğu bilincini erken yaşlarda aşılamayı amaçlıyor. Projenin yeni aşamasında, İstanbul'un yanı sıra Ankara ve İzmir'deki okullar da dahil olmak üzere toplam 100 okula ulaşılması hedefleniyor.
Zaman Yönetimi ve Biyolojik Saat Bilinci
Proje kapsamında verilen eğitimler, "akıllı biyolojik saat" başlığı altında bedensel sağlık ve gelişimin biyolojik ritmini ele alırken, "akıllı zaman yönetimi" başlığı altında ise eğitim, spor, hobiler ve teknolojinin doğru ve verimli kullanımı konularına odaklanıyor. Bu sayede çocuk ve gençlerin günlük yaşamlarında dengeli bir zaman yönetimi kurmaları ve özellikle günümüzün en büyük zaman tüketicisi olan teknoloji ve mobil cihaz kullanımında bilinç kazanmaları hedefleniyor. Ayrıca, Saat&Saat, imkanları kısıtlı öğrencilere hobilerini desteklemek amacıyla burs olanakları da sunuyor.
Saat&Saat Pazarlama Direktörü Ayşem Suner, hızlanan günlük yaşam temposunda zamanın değerini çocuk ve gençlere öğretmeyi amaçladıklarını belirtti. Suner, "Geçtiğimiz 2 yılda İstanbul'da yaklaşık 13 bin öğrenciye ulaştık. Projemizi Türkiye'nin farklı yerlerindeki çocuklara ulaştırmak amacıyla, 'Cumhuriyetin 100. Yılında 100 Okul' için yola çıkıyor ve toplamda 20 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz. Ankara, İstanbul ve İzmir'deki okullarımızda #şimdiçocuklarınzamanı diyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Prof. Dr. Burhanettin Hacıcaferoğlu, projenin çocukların hem eğitim hem de sosyal faaliyetlere katılımında önemli ilerlemeler sağladığını vurguladı. Hacıcaferoğlu, biyolojik zaman ve zaman yönetiminin eğitim hayatıyla iç içe kavramlar olduğunu belirterek, bu bilincin gelecek nesillerin başarılarını artıracağına inandığını dile getirdi.
Proje kapsamında zaman yönetimi eğitimlerini koordine eden İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu, zamanın yerine konulamaz bir kaynak olduğunu ve erken yaşlardan itibaren bu bilinci kazanmanın başarıya giden yolda anahtar olduğunu söyledi. Pembecioğlu, "Bireyler, çocukluk dönemlerinden başlayarak zamanın önemini kavrar, kendilerine bir gündem oluşturur ve bu planı takip edebilirlerse, diledikleri her şeyi başarabilirler" dedi.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Betül Ulukol ise "zaman" gibi soyut bir kavramı bedensel boyutlarıyla da ele alarak biyolojik saat eğitimlerini planladı. Ulukol, "Doğadaki tüm canlılarda olduğu gibi insanlarda da birçok sistem, işlevlerini sahip olduğu biyolojik saat döngüsüne uygun olarak yürütür. Sağlıklı bir hayat için bize düşen görev biyolojik saatimize uygun olarak yaşamaktır" ifadeleriyle, biyolojik saatin erken yaşta öğrenilmesinin yaşam boyu sağlık ve verimlilik için önemine dikkat çekti.




