Dünyanın en uzun soluklu laboratuvar çalışması unvanıyla Guinness Rekorlar Kitabı'na giren Zift Damlası Deneyi, neredeyse bir asırdır devam eden gözlemleriyle dikkat çekiyor. 1927 yılında Queensland Üniversitesi'nde Profesör Thomas Parnell tarafından başlatılan bu eşsiz deney, ziftin gözle görülür bir katı gibi durmasına rağmen aslında son derece yavaş akan bir madde olduğunu ortaya koyuyor.

Deneyin Kökeni ve Hedefleri

Profesör Dr. Thomas Parnell, öğrencilerine maddenin viskozite (akışkanlığa karşı direnç) kavramını açıklamak ve bazı katı gibi görünen malzemelerin gerçekte nasıl davrandığını göstermek amacıyla bu deneyi hayata geçirdi. Zift, oda sıcaklığında sert ve kırılgan bir yapıya sahip olsa da, aslında oldukça düşük bir hızda akma özelliğine sahiptir. Parnell, zifti ısıtarak 1927'de cam bir huninin içine yerleştirdi ve üç yıl boyunca yerleşmesini bekledi. 1930'da huninin mührünü kırarak damlama sürecini başlattı.

On yıllara Yayılan Gözlemler

Deneyin başlangıcından bu yana geçen 90 yılı aşkın sürede sadece dokuz damla düştü. İlk damla 1938'de gözlemlenirken, Profesör Parnell 1948'deki vefatından önce yalnızca iki damlanın düşüşüne tanıklık edebildi. Daha sonra Profesör John Mainstone'un sorumluluğunda devam eden bu dikkat çekici deney, 2005 yılında Ig Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü. Damlaların düşme aralıkları zamanla değişti; ilk yedi damla ortalama sekiz yılda bir düşerken, sonraki damlaların düşüşü daha uzun aralıklarla gerçekleşti. Bu durumun, binaya monte edilen klima sisteminin ortalama ortam sıcaklığını düşürerek ziftin viskozitesini artırmasından kaynaklandığı düşünülüyor. Deney, bilim camiası ve meraklılar tarafından büyük bir ilgiyle takip edilmeye devam ediyor.