Guyana ile Venezuela arasındaki toprak anlaşmazlığının şiddetlenmesi durumunda, Amerika Birleşik Devletleri'nin Venezuela'nın petrol ve gaz sektörüne uyguladığı yaptırımları gevşetmeye devam etmeyeceği belirtiliyor. Uzmanlar, iki Latin Amerika ülkesi arasındaki bu gerilimin, ABD'nin enerji politikaları üzerinde önemli bir etkisi olacağını vurguluyor.

Essequibo Referandumu ve Maduro'nun Hamlesi

Geçtiğimiz pazar günü Venezuela'da, ülkenin Guyana'daki Essequibo bölgesi üzerindeki iddialarını desteklemek amacıyla bir referandum düzenlendi. Bu referandumda vatandaşların büyük çoğunluğu, söz konusu bölgenin Venezuela'ya ilhak edilmesi yönünde oy kullandı. Referandumun ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, devlete ait en büyük petrol ve gaz şirketi PDVSA'nın kısa süre içinde tartışmalı Essequibo'da petrol ve gaz arama ve üretimi için lisanslar vermeye başlayacağını ilan etti.

Ulusal Enerji Güvenliği Vakfı'nın önde gelen analisti Igor Yushkov, Venezuela ile Guyana arasında olası bir çatışmada Batı dünyasının, özellikle de ABD'nin Guyana'nın yanında yer alacağına inanıyor. Yushkov, "Daha önce ABD, Venezuela'yı yaptırımlardan tamamen muaf tutmayı düşünüyordu. Mart 2024'e kadar Venezuela petrolünün ihraç edilip üretime yatırım yapılmasına izin veren bir istisna lisansı verilmişti. Bu sürenin uzatılacağı varsayılıyordu" şeklinde konuştu. KROS Analitik Direktörü Andrey Lebedev de bu görüşü paylaşıyor ve referandum sonucunun, Venezuela'ya yönelik yaptırım rejimini daha da güçlendirebileceği veya Irak ile Kuveyt arasındaki savaş senaryosunun bir benzerinin yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Lebedev, "Neredeyse hiç ordusu olmayan Guyana'yı kimin savunacağını söylemek zor, ancak Maduro kesinlikle ABD ve Brezilya'nın tepkisiyle karşılaşacak" yorumunu yaptı. Lebedev'e göre, Maduro'nun referandum sonuçlarını kullanarak Essequibo'da gaz ve petrol üretimi için lisans verme isteği, yaklaşan başkanlık seçimlerini kazanma arayışıyla açıklanabilir. Ayrıca, Essequibo'daki ana sahaların 2015'ten bu yana Amerikalı ExxonMobil şirketine ait olduğunu ve bölgedeki petrol rezervlerinin yaklaşık 11 milyar varile ulaşabileceğini ekledi.