Slovenya'da gerçekleştirilen 18. Bled Stratejik Forumu (BSF) çerçevesinde düzenlenen 9. Turizm Paneli'nde, sektörün karşı karşıya olduğu en kritik zorluklardan biri olan iş gücü piyasasının geleceği masaya yatırıldı. "Bilgi Toplumu ve Turizmde Gelecekteki İşler" başlığı altında toplanan panelde, gelişen teknolojilerin, dijitalleşmenin, otomasyonun ve düşük karbon ekonomisine geçişin turizm endüstrisi üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde değerlendirildi. Konuşmacılar, iş gücünün geleceğin gerektirdiği becerilerle nasıl donatılacağı ve yeni teknolojilere uyum sağlayacak şekilde nasıl dönüştürüleceği üzerine yoğunlaştı.

Slovenya'dan Sürdürülebilirlik Vurgusu

Slovenya Turist Kurulu (STB) ve Ekonomi, Turizm ve Spor Bakanlığı (MEST) ev sahipliğinde gerçekleşen panelde, Slovenya Ekonomi, Turizm ve Spor Bakanlığı Devlet Sekreteri Matevž Frangež, ülkenin sürdürülebilir turizme olan stratejik bağlılığını vurguladı. Frangež, Slovenya'nın zaten dünyanın en sürdürülebilir destinasyonları arasında yer aldığını belirterek, halkının deneyim yaratma ve turizm tekliflerine özgünlük katma yeteneğinin bu başarıda merkezi bir rol oynadığını ifade etti. STB Direktörü Maja Pak ise açılış konuşmasında, iklim değişikliğinin yanı sıra iş gücü sıkıntısının turizm sektörü için en büyük zorluklardan biri olduğunun altını çizdi.

Pak, 2030 yılına gelindiğinde Y ve Z kuşağının küresel iş gücünün yaklaşık üçte ikisini oluşturacağını ve bu nesillerin dijital uzmanlıkları, girişimci zihniyetleri, sürdürülebilirlik ve kurumsal sosyal sorumluluk beklentileriyle sektörün rekabet gücünü önemli ölçüde artırabileceğini belirtti. Ancak bu genç yetenekleri sektöre çekmenin yanı sıra mevcut çalışanları koruma, geliştirme ve güçlendirme ihtiyacına dikkat çekti. Tartışmalar, kurumsal boyut, eğitim perspektifi ve teknolojik dönüşümün etkileri olmak üzere üç ana başlık altında derinleştirildi. Katılımcılar, gençleri sektöre çekmek için ilham verici anlatılar oluşturma, dijital dönüşümün potansiyelini tam olarak kullanma, tüm nesillerin dijital becerilerini geliştirme ve nesiller arası bilgi alışverişini teşvik etme gerekliliği üzerinde durdu. Teknoloji, insanların yerini almayacak, aksine belirli görevleri hafifleterek verimliliği artıracak bir araç olarak görüldü.